Nizam-ı Cedid

<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Comic Sans MS"; panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:script; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face {font-family:"Bodoni MT"; panose-1:2 7 6 3 8 6 6 2 2 3; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} @font-face {font-family:"Century Schoolbook"; panose-1:2 4 6 4 5 5 5 2 3 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face {font-family:"Edwardian Script ITC"; panose-1:3 3 3 2 4 7 7 13 8 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:script; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 46.3pt 70.85pt 54.0pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

On soruda

Nizam-ı Cedid

Nizam-ı Cedid, başarıya ulaşamayan bir yenileşme girişimidir. Nitekim öncüsü III. Selim de öldürülmüştür. Ancak Nizam-ı Cedid, sonuçlarını çok daha sonra ortaya koyacaktır ve bu açıdan da Türkiye'de yenileşme tarihinin miladı sayılabilir.

Erhan Afyoncu / Popüler Tarih Mayıs 2002 Sayı 21

 

Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

1.  Nizam-ı Cedid tabiri ne zaman kullanıldı?

2.  III. Selim'den neler bekleniyordu?

3.  Nizam-ı Cedid nasıl başladı?

4.  Nizam-ı Cedid döneminde neler yapıldı?

5.  İlk elçilikler nasıl açıldı?

6.  Nizam-ı Cedid nasıl savunuldu?

7.  Dönemin önemli olayları nelerdi?

8. III. Selim tahttan nasıl indirildi?

9. III. Selim nasıl öldürüldü?

10. Nizam-ı Cedid'in akıbeti ne oldu?

SaySayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com


1 - Nizam-ı Cedid tabiri ne zaman kullanıldı?

Viyana Bozgunu yılla­rında sadrazam olan Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa, halkın duru­munu iyileştirmek için uğraş­mış, genel af ve bazı bölgelere vergi muafiyeti getirmiş ve birçok yeni düzenleme yapa­rak halkın ve devletin duru­munun düzelmesi için uğraş­mıştır.

Hammer ve Zinkeisen gibi tarihçiler 'Nizam-ı Cedid' ta­birini, Fazıl Mustafa Paşa'nın genel icraatını niteleyen bir ta­nım olarak kullanmışlardır.

En büyük Osmanlı aydın­larından biri olan İbrahim Mü­teferrika, 1731 yılında I. Mah-mud'a sunduğu Usûlü'l Hikem fî Nizâmü'1-Ümem (Milletlerin Dü­zeninde Tutula­cak Usuller) adlı yapıtında, İmparatorluk'ta yapıl­ması gereken yenilikleri anlatmış ve 'Nizam-ı Cedid' tabirini kullanmıştır. Bu tabiri, Avrupa'daki yeni askerlik sistemini anlatırken zikreder. 'Nizam', Osmanlı İmparatorluğu'nda eskiden beri kullanılan ve dünyanın de­ğişmemesi gere­ken düzenini ifa­de eden bir te­rimdir. 'Nizam-ı Cedid' ise gele­neksel düzen ye­rine yeni düzeni (çağdaş düzen) ifade eder.

'Nizam-ı Cedid' tabiri ilk kez Sultan I. Mahmud döneminde (1730-1754) kullanıldı (sağda).

Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

 

2 - III. Selim'den neler bekleniyordu?

IAbdülhamid'in ölümü üzerine tahta geçen III. Selim'in şehzadeliği, daha önceki dönemlere göre çok farklıydı. I. Abdülhamid'den önceki Osmanlı hü­kümdarı olan babası III. Mus­tafa (1757–1774), çocuk yaşı­na rağmen, onunla birlikte devlet işlerini takip etmişti. Ancak babasının ölümüyle (1774) birlikte Selim için, Sa­ray'da 'kafes hayatı' başlamış­tı. Ama amcası I. Abdülhamid onu önceki Osmanlı veliahtla­rı gibi fazla sıkmamış, belli öl­çüde serbest bırakmıştı. Bu sa­yede III. Selim, tahta geçtiğin­de yapacaklarını tasarlama olanağı bulmuştu. Hatta Sad­razam Halil Hamid Paşa, I. Abdülhamid'i tahttan indirip şehzade Selim'i tahta geçirme­ye çalışmış ve bu yüzden öldü­rülmüştü. Bu darbe teşebbüsü üzerine I. Abdülhamid, şehza­deyi eskisi gibi serbest bırakmamış, ancak dünyayla irtiba­tını da tam olarak kesmemişti. Şehzade bu dönemde, Fransa Kralı XVI. Louis ile mektuplaşmıştı.

III. Selim tahta çıktığında devlet iyice kötüye gitmektey­di. Ruslar karşısındaki yenil­gilerle, Kırım başta olmak üzere, önemli topraklar kay­bedilmişti. I. Abdülhamid öl­düğünde, 1787'de Rusya ve Avusturya'ya karşı girişilen savaş Osmanlı'nın aleyhine devam ediyordu.

 

3 - Nizam-ı Cedid nasıl başladı?

III.Selim ıslahatlara girişmeden önce Avrupa'yı tanı­mak için harekete geçti. Ziş­tovi Antlaşması'nın imzalan­masından sonra yakın adam­larından Ebubekir Ratip Efendi'yi elçi olarak Viya­na'ya gönderdi. Burada 8 ay kalan Ratip Efendi, burada yaptığı araştırmalar sonucunda Avusturya'daki askeri sis­temi ve diğer kurumlan anla­tan bir 'sefaretname' kaleme almıştır. Bu eseri inceleyen padişah, kendi düşüncelerini de ilave ederek bir ıslahat programı hazırlamaya başla­dı. Ayrıca ileri gelen devlet adamlarının 22'sinden, yapıl­ması gereken ıslahat için layi­ha hazırlamalarını istedi. Bu 22 kişinin içinde, Osmanlı or­dusunda hizmet eden Fransız Bertranaud ile İsveçli d'Ohs­son da vardı.

Raporlarda bir görüş birli­ği yoktu ama 'acil' olarak 'as­keri reformlar' öneriliyordu. III. Selim, İbrahim İsmet Bey'in başkanlığında 10 kişi­lik bir heyet kurarak yapıla­cak ıslahat için bir program hazırlanmasını istedi. Askeri alanın yanı sıra idari, mali, si­yasi alanlarda da yapılacak reformları içeren 72 maddelik bir program hazırlandı. Ni­zam-ı Cedid uygulamalarına başlandı.

 

4 - Nizam-ı Cedid döneminde neler yapıldı?

Arka arkaya mağlubi­yetler alındığı için, da­ha önceki devirlerde olduğu gibi, yenilikler ordu­dan başladı. Avrupa tarzı yeni bir ordu kurulacak, askeriye­nin teknik sınıfları da modern gelişmelere uygun olarak tanzim edilecekti.

Topkapı Sarayı Müzesi'nde yer alan padişah portrelerinden 'Konstantin Kapıdağlı' serisindeki Sultan III. Selim tablosu (solda). III. Selim Nizam-ı Cedid askerlerinin geçişini seyrediyor (altta).

 Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

Nizam-ı Cedid askerinin oluşturulmasına, alınan bü­yük mağlubiyetlerden dolayı, başlangıçta bir tepki olmadı. Yeni askeri teşkilat 12 bin kişi olarak tasarlanmış­tı. İstanbul'un yanı sıra Anadolu'da da Nizam­ı Cedid askeri yetiştiril­di. Yeniçerilerin ıslah edilmeye çalışılması ise bir netice vermedi. Top dö­kümhaneleri ve silah­haneler çağdaşlaştırıl­dı. Humbaracı ve la­ğımcı ocaklarında dü­zenlemeler yapıldı. Nizam-ı Cedid askerleri için Levend ve Selimiye'de kışlalar yapıldı.

Fransa başta olmak üzere, Avrupa devletlerinden askeri uzmanlar getirilerek yenilikle­re başlandı. Nizam-ı Cedid'in uygulanması için gereken pa­rayı karşılamak için yeni bir hazine (İrad-ı Cedid) oluşturuldu. Tütün, kahve, şarap gi­bi maddelerin vergileriyle di­ğer bazı gelirler bu hazineye bağlandı. 1773'te kurulmuş olan Deniz Mühendishanesi ıslah edildi ve 1775'te bir de Kara Mühendishanesi açıldı. Donanma yeni baştan dizayn edildi. Tersane genişletildi, ge­miler modernleştirildi. İdari sistem de ye­niden örgütlenmeye çalışıldı; Anadolu ve Rumeli toprakları, 28 eyalete ayrıldı. Bir bey­lerbeyinin 3 yıldan önce değiştirilmemesi yönün­de karar alındı. Me­murların ve ulemanın çalışmalarına ilişkin yeni kanunlar çıkarıldı. İktisadi ve ticari alanlarda da reformlar yapıldı: Zahire Nezareti kuruldu, Osmanlı parasının korunması için ted­birler alındı.

 

5 - İlk elçilikler nasıl açıldı?

Osmanlı İmparatorlu­ğu, III. Selim'e kadar diğer devletlere da­imi elçi göndermemiştir. Av­rupa devletleriyle ilişkiler, bunların İstanbul'daki elçileri vasıtasıyla yürütülürdü ve Avrupa hakkında sağlıklı bilgiler alınamazdı. Bu sorunu çöz­mek için, Avrupa'nın önemli merkezlerinde daimi elçilikler tesis edildi. İlk ikametgah elçi­liği, 1793'te Londra'da açıldı ve ilk elçimiz Yusuf Agâh Efendi oldu. Bunu 1797'de Paris, Berlin ve Viyana'da açı­lan elçilikler takip etti.

 

6 - Nizam-ı Cedid nasıl savunuldu?

Nizam-ı Cedid'i sa­vunmak için döne­min önde gelen ay­dınları birçok kitap ve risale yazmış ve özellikle, askeri eği­tim sisteminde yapılan deği­şikliklerin İslam'a uygun ol­duğu üzerinde durulmuştur. Örneğin Dihkanizâde Ubey­dullah Kuşmânî, Zebîre-i Kuş­mânî fî Ta'rifi Nizâmı İlhâmî ve Fezleke-i Nasîhât-ı Kuşmâ­nî isimli yapıtlarında, savaş bilimini öğrenmenin gereğin­den bahsetmiş ve Nizam-ı Ce­did'i eleştirenleri ayet ve ha­dislerle yanıtlamıştır.

Bu yapıtlarda, yeniçerile­rin yanlış yolda oldukları da belirtilip tembelliğin kötülüğü ve ulü'1-emre itaatin farz ol­duğu üzerinde durulmuştur. Bu yolda, önceki İslam devletlerinden örnekler de yer al­mıştır.

Brindesi'nin çizimiyle Nizam-ı Cedid binbaşısı (üstte; ortadaki figür). Tersane genişletilirken yapılan büyük havuz (sağ üstte). III. Selim döneminin 1795'de basılmış 5 akçesi (sağda). Mahmud Raif'in Nizam-ı Cedid'i anlatan kitabında yer alan askeri talim çizimleri (altta ve karşı sayfada).

 Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

Dönemin önde gelen bü­rokratlarından olan ve Ka­bakçı Ayaklanması sırasında öldürülen Mahmud Raif, Ni­zam-ı Cedid'de yapılanları anlatan bir kitap yazmış, bu yapıt daha sonra 1798'de Fransızcaya tercüme edilip basılarak ıslahatın Avrupalı­lara tanıtılmasına da çalışıl­mıştır. Yine Mühendis Seyyid Mustafa, 1803'te Fransızca olarak basılan kitabında, re­formların gerekliliği üzerinde durmuştur.

 

7 - Dönemin önemli olayları nelerdi?

III. Selim tahta çıktı­ğında Avusturya ve Rusya ile sa­vaş devam ediyordu. Büyük mağlubiyetler alınmasına rağ­men, bütün Avrupa'yı sarsan Fransız ihtilali nedeniyle, bu savaş,  çok büyük kayıplara uğranmadan atlatıldı. Avus­turya'yla 1791'de Ziştovi, Rusya'yla da 1792'de yapılan Yaş antlaşmalarıyla savaş biti­rildi.

Avrupa'daki karışıklıklar Osmanlı'nın bir süre nefes alıp yeniliklere girişmesine olanak sağladı.

1798'de Napolyon kısa sürede Mısır'ı işgal edip Suri­ye'ye doğru ilerlediyse de Ak­ka'da Cezzar Ahmed Paşa ta­rafından durduruldu. Daha sonra İngilizlerin desteğiyle Fransızlar burada mağlup edildiler.

Fransa ile ilişkilerin tekrar geliştirilmesi ise Rusya ve İn­giltere ile savaşa neden oldu. 1807'de başlayan savaşta İn­gilizler, İstanbul önlerine bir donanma gönderdiler ve İs­kenderiye'yi de işgal ettiler. Ruslar da kısa sürede Rume­li'nin önemli bölgelerini ele geçirdiler. III. Selim tahttan indirildiğinde, savaş devam et­mekteydi.

III. Selim döneminin en önemli olaylarından biri de iç karışıklıklardır. Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli bölgelerinde birçok isyan çıktı. Pazvanoğlu bunların en meşhurlarından­dır. Arabistan'daki Vehhabi isyanı ise bu dönemde iyice büyümüştür. Suudlar, Mek­ke'yi işgal etmişler, buradan çıkarılmışlarsa da Vehhabi hareketi tamamen engellene­memiştir.

 

8 - III. Selim tahttan nasıl indirildi?

Ruslarla savaş başladığı için ordu Sadrazam İbrahim Hilmi Paşa ile birlikte Rumeli'ye hareket et­mişti. Hatta Ruslarla yapılan ilk çatışmalarda başarılı olun­muştu. Ancak ordunun İstan­bul'dan ayrılmasıyla meydan muhaliflere kalmıştı.

III. Selim büyük hatalar yapmaktaydı. Nizam-ı Cedid aleyhtarı olan Ataullah Efen­di'yi Şeyhülislam yaptığı gibi, el altından şehzade Mustafa ile anlaşan Köse Mustafa Pa­şa'yı da Sadaret Kaymakamlığı mevkiine getirmişti.

Osmanlı'nın ilk daimi elçisi Yusuf Agâh Efendi, İngiltere Kralı III.George'a itimatnamesini takdim ediyor (üstte). Brindesi'nin çizgileriyle Nizam-ı Cedid neferi (solda; sağdan ikinci).

Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

 

Bu iki muhalif yöneticiden cesaret alan Nizam-ı Cedid aleyhtarları da her yerde padi­şahın aleyhine propaganda yapıyorlardı. Camilerde vaiz­ler, 'Askere pantolon ve ceket giydiren padişaha Allah'ın yardım etmeyeceğini' söyler­ken, dönemin önde gelen dev­let adamlarından ve III. Selim muhalifi Tayyar Paşa da 'As­kerin kafir elbisesi giydiğini, bunu emreden padişahın dine ve halka ihanet ettiğini' söyle­yerek askeri ve halkı tahrik ediyordu.

Sadaret kaymakamı ve şeyhülislam, ordunun İstan­bul'da bulunmamasından isti­fade ederek Nizam-ı Cedid'i ortadan kaldırmak için, son hamleyi tasarlamaya başladı­lar. Trabzon'dan getirilen 2 bin asker Karadeniz Boğa­zı'nda bulunan kalelerdeki muhafız yamaklarına ilave olundu. Nizam-ı Cedid aske­riyle yamaklar arasında kav­galar başlatıldı. Köse Mustafa Paşa hadiselerin büyümesi için, Boğaz Nazırı Mahmud Raif'e yamaklara da Nizam-ı Cedid elbisesi giydirilmesini emretti. Bunu haber alan ya­maklar isyan ederek Mahmud Raif ve bazı komutanları öl­dürdüler.

Köse Mustafa Paşa, hadi­senin önemli olmadığını belir­terek padişahı oyaladı. Bir gün sonra Kabakçı Mustafa'yı kendilerine reis seçen yamak­lar, İstanbul'a hareket etti. Ancak Nizam-ı Cedid aske­rinden çekiniyorlardı. Köse Mustafa Paşa, Nizam-ı Cedid askerine kışlalarından çıkma­ma emrini vererek yamakların hareket sahasını genişletti. Pa­dişaha da yamakların hare­ketlerinden pişman oldukları­nı, ancak Nizam-ı Cedid aske­ri Boğaz'da bulundukça, kendilerini emniyette hissetmediklerini söyledi. Buna kana­rak büyük bir hata işleyen III. Selim, askerlerin Levent ve Se­limiye'deki kışlalarına çekil­meleri emrini verdi. Bu sırada yamakların arasına karışan Şehzade Mustafa taraftarları, onları kışkırtmaya devam etti­ler. Diğer askeri grupların ve halkın da katılımıyla isyancı­ların sayısı arttı.

İsyanın büyüdüğünü gö­ren padişah devlet ricalini toplantıya çağırdı. Ordunun İstanbul'a dönmesinin gerekli­liği söylendiyse de III. Selim, Rusların önünün açılacağını belirterek, bunu kabul etmedi. İstanbul'da bulunan 13 bin Nizam-ı Cedid askeriyle de is­yan bastırılırdı. Ancak padi­şah kan dökülmesini istemi­yordu. Bu yüzden bir hatt-ı hümayun yayımlayarak Ni­zam-ı Cedid'i kaldırdığını bil­dirdi. Bu taviz, asilerinin cesa­retini artırdı.

Köse Mustafa Paşa, padi­şahın yakını 11 kişinin isimle­rini Kabakçı'ya vererek bun­ların kellesini padişahtan is­tetti. Asilerin kellelerini istedi­ği kişilerin bir kısmı idam edilmiş ve daha sonra yeni is­tekleri doğrultusunda, İrad-ı Cedid hazinesi de ortadan kaldırılmış olmasına rağmen, asiler dağılmıyordu. Artık sıra padişahın tahttan indirilmesine gelmişti. IV. Mustafa'nın cülusuna dualar okundu ve padişaha tahttan çekilmedikçe askerin dağılmayacağı haberi gönderildi. Bu haberi alan III. Selim, "Allah'ın takdiri böyle imiş" diyerek hareme çekilip tahttan inmeyi kabul etti.

III. Selim döneminde Babüssaâde önünde yapılan bayram töreni (üstte). Mısır'da, Ebuhur'daki deniz savaşında İngiliz donanması karşısında Fransız gemileri (altta). 'Konstantin Kapıdağlı' serisinden bir III. Selim tablosu (sağda). Van Mour ekolü kaynaklı bir tablo: "Elçinin Sultan'ı ziyareti", 1757 (sağ sayfada, üstte).Halıcıoğlu'ndaki mühendishane (altta).

 Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

9 - III. Selim nasıl öldürüldü?

 Mayıs 1807'de III. Selim'in tahttan in­dirildi; yerine IV. Mustafa geçirilip, padişah hapsedildi. İsyancılar III. Se­lim taraftarlarını her yerde ta­kip ederek öldürdüler. O sıra­da cephede Ruslarla savaşan orduya bu haberler ulaşınca yeniçeriler burada bulunan Nizam-ı Cedid taraftarlarını katletmeye kalktılar. Ancak Rusçuk Ayanı Mustafa Pa­şa'nın önlemleriyle ayaklan­ma etkisiz hale getirildi.

Nizam-ı Cedid taraftarları Alemdar Mustafa Paşa'nın ya­nına sığındılar.

IV. Mustafa devlet işlerini düzenleyememişti. Buhranın iyice büyümesi üzerine Rus­çuk'ta Alemdar Mustafa Pa­şa'nm yanında bulunan Ramiz, Behiç, Refik, Galib ve Tahsin Efendiler gibi Nizam-ı Cedid taraftarı aydınlar, III. Selim'in tekrar tahta çıkarıl­ması için harekete geçtiler. Bu sırada Ruslarla ateşkes yapıl­mıştı. Ordu ile İstanbul'a gelen Alemdar Mustafa Paşa, Kabakçı ve Şeyhülislam Ata­ullah Efendi taraftarlarını ce­zalandırdı.

28 Temmuz 1808'de as­kerleriyle birlikte İstanbul'a gelen Alemdar, sadrazamdan mührü aldı ve Saray'a hareket etti. III. Selim'in tekrar tahta çıkarılması için Şeyhülislam Arabzade Arif Efendi'yi IV. Mustafa'ya gönderdi. Bu du­rum üzerine hiddetlenen IV. Mustafa, III. Selim ile kardeşi Mahmud'un öldürülmesini emretti.

Alemdar Mustafa Paşa Sa­ray'ın kapılarını kırarken III. Selim'in hapsedildiği Harem Dairesi'ne gelen IV. Musta­fa'nın adamları, onu katletti­ler. Alemdar, Şehzade Mah­mud'u ise yaralı olarak zor kurtardı. III. Selim'i öldüren­ler daha sonra birer birer ya­kalanarak öldürüldü.

 

10 - Nizam-ı Cedid'in akıbeti ne oldu?

Türk yenileşmesinin ön­cüsü III. Selim'in ölü­müyle bir dönem ka­pandı. Alemdar Mustafa Paşa kısa süren sadrazamlığı sıra­sında, Sekban-ı Cedid adlı ye­ni bir ordu kurup reformları devam ettirmeye çalıştı. An­cak yeniçerilerin ayaklanması sonucunda Alemdar'ın öldü­rülmesiyle, yenilikler 1826'ya kadar rafa kaldırıldı. Asiler, Levend ve Selimiye kışlalarını tahrip ettiler, yeniliklerin sem­bolü Üsküdar Matbaası'nı yaktılar. Ancak yeniliklere de­vam edilmemesinin sonuçları ağır oldu. Ruslar, Osmanlı or­dusuna ağır mağlubiyetler tat­tırmaya devam ettiler.

Osmanlı İmparatorlu­ğu'nun artık yeniliklerin önü­nü kapatan yeniçeri ocağını ortadan kaldırmaktan başka çaresi kalmamıştı. 1826'da yeniçeriliğin ortadan kaldırıl­masıyla II. Mahmud, yarım kalan reformları radikal bir biçimde uygulamak için fırsat bulabildi.

Sayfa resimleri aynı başlıkla: http://onsoruda.blogspot.com

 

• Kemal Beydilli, "Küçük Kaynarca'dan Tanzimat'a Kadar Islâhat Düşünceleri", İlmî Araştırmalar, sayı 8 (İstanbul 1999), s. 25-64

• Kemal Beydilli, "Küçük Kaynarca'dan Yıkılışa", Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi, I, ed. Ekmeleddin İnsanoğlu, İstanbul 1994, s. 72-80

• Niyazi Berkes, Türkiye'de Çağdaşlaşma, İstanbul, tarihsiz

• Stanford Shaw, Between Old and New The Ottoman Empire Under the Selim III: 1789-1807, Cambridge 1971

• Ahmet Cevat Eren, "Selim III", İslam Ansiklopedisi, X, s. 441-457

• Enver Ziya Karal, Selim III'ün Hatt-ı Hümâyûnları: Nizam-ı Cedid 1789-1807, Ankara 1946

• Ahmet Öğreten, Nizâm-ı Cedid'e Dair Islahat Layihaları, İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1989

• Sema Arıkan, Nizâm-ı Cedid'in Kaynaklarından Ebubekir Râtib Efendi'nin Büyük Layihası, İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul 1997

  Midhat Sertoğlu vd., Mufassal Osmanlı Tarihi, V, İstanbul, 1971

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !